- EFSANENİN ELEKTRİKLENEN GÜCÜ: TOYOTA HILUX 2.8 D-4D MILD HYBRID POWER 4×4 A/T TEST VE İNCELEME
- ALMAN MÜHENDİSLİĞİ DÖRT ÇEKER ÇAĞINA ADIM ATTI: 2026 OPEL GRANDLAND 4WD TEST VE İNCELENMESİ
- Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Satışa Sunuldu
- Şehrin Yeni Elektrikli Sürüş Dinamiti: Ford Puma Gen-E
- Kia’nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye’de
- C-SUV SEGMENTİNİN DENGELERİNİ DEĞİŞTİREN DİJİTAL OYUNCU: 2026 CHERY OMODA 5 DETAYLI İNCELEMESİ
- İŞİN TİCARİSİ BİTTİ, AİLE HÜKÜMDARLIĞI BAŞLADI: OPEL COMBO 1.5 DİZEL DETAYLI TEST VE İNCELEME
- İşin ve Ailenin Efsanevi Joker Kartı: Renault Kangoo 1.5 BluedCi
- VERİMLİLİK KRALI DONANIM ZİRVESİNDE: TOYOTA COROLLA 1.8 HYBRID PASSION X-PACK
- Castrol, TransAnatolia’da Bir Kez Daha Performans ve Dayanıklılığın Peşinde
Erkeklerin En Büyük Sevdasıdır Otomobiller…
Babamdan biliyorum. Küçükken oynanan oyunlarda bile hep arabalar var. Erkekler arabalarla ilgili konuşmaktan zevk alırlar. 70’li ve 80’li yıllarda arabası olanlara çok önem verilirdi. Bir evin arabası varsa o mahallenin “en havalı ailesi” demekti. Arabalar dantelle örülmüş kırlentlerle, oyuncaklarla süslenir, araba ilk halinden çıkarılır, sahibine göre karakter olurdu.
Yani şimdinin araba tasarımlarını o yıllarda keşfetmiş ama adını henüz koyamamıştık. Kişinin arabasına bakınca kişisel zevklerini, hangi müzikten hoşlandığını, hangi takımı tuttuğunu anlardınız. Kısaca şimdinin Facebook’unu Türk erkekleri keşfetmiş teknolojik olarak uygulayamamışlardı. Hafta sonu oldu mu kova, fırça, bez üçlüsüyle arabasını temizleyen babam, camları da gıcırdattı mı, gece sokak lambasının ışığında parlayan arabasına bakar, gururlanırdı. Eskiyen arabalar boyanır, kapıları içerden açılıyorsa iple bağlanır olmadı, biri gidilen yere kadar tutardı.
Mahallede birinin arabası veya kamyonu varsa, kendilerini güvende hisseder, nasılsa şimdinin ambulans hizmeti var diye, horul horul uyunurdu… Hafta sonu bütün mahalle benzin parasını denkleştirir, çoluk çocuk doluşulur pikniğe gidilirdi.
Mahallenin erkekleri, gidecekleri yere kadar atılırdı… Ola ki araba yolda kaldı çekiciye gerek yok, “kardeş bir el atsana” diyerek, ittirilirdi. Minibüsler binen insanlara zevk verir, şimdinin Twitter yazıları okunarak sıkılmadan gidilirdi. Bu yazılardan minibüsçünün derdi de anlaşılırdı.
Küçük şeylerle büyük mutluluklar adına mutlu olalım, en zor zamanlarda bile bir umut olduğunu bilerek gülelim, mutlu aylar!
BİRİCİK ANNEM NURCAN SEZER’İN BU GÜZEL YAZISI İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜR EDERİM… YAZILARININ DEVAMINI KÖŞEMDE ARA ARA SİZLERLE PAYLAŞMAYA DEVAM EDECEĞİM!
Sevgiyle kalın…
Seda Sezer








0 comments